Siz ne anlatıyorsunuz ey İlâhiyatçı profesör, ne!?..

“Bize Kur’ân yeter!” diyen ey meslekdaş İlâhiyatçı profesör! Fitne, fesadın tavan yaptığı bu günlerde şüphe ve vesvese saçarak ne yapmaya çalışıyorsunuz?

Ali Ferşadoğlu / 24.07.2025

“Bize Kur’ân yeter!” diyen ey meslekdaş İlâhiyatçı profesör! Fitne, fesadın tavan yaptığı bu günlerde şüphe ve vesvese saçarak ne yapmaya çalışıyorsunuz? Bu cümle-i fasit ile “Peygambere, hadîse ihtiyaç yok!” demek istiyorsun! Peki, siz okulda ne anlatıyorsunuz, niye anlatıyorsunuz!? Okul var, ders kitapları var, öğrenci var; size ne ihtiyaç var!?..

Siz ne anlatıyorsunuz ey İlâhiyatçı profesör, ne!?..

Sözlerin en güzeli Kelâm-ı Ezelî Kur’ân, sadece indiği çağa değil; bütün insanlara, asırlara, toplumlara, mesleklere, meşreplere, bütün fertlere hitap eden mu’cizeler hazinesidir. Kur’ân’ı tebliğ, tefsir, izah ve açıklama ile vazifeli Peygamberimiz (asm) onun ilk ve en büyük muallimidir. En orijinal, en geniş, en ebedi ve en kapsamlı tefsiri hadis-i şerifler ve Sünnet-i Seniyyedir. “Size ‘Yeten” Kur’ân’da meâlen, “Biz zikri, Kur’ân’ı sana indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni beyan edesin, açıklayasın.”2 diye beyan buyrulmuyor mu?

Her bir âyeti bir anayasa maddesi gibi farz edersek, Peygamberimizin (asm) hadîsleri kanunu, yönetmelik, tüzük gibi açıklamalar değil mi? Kur’an ona indirildiyse, elbette onu tefsir edecek olan da odur. Namaz, oruç, zekat, hac gibi ahkâm âyetleri; şekil, vakit, sayı, miktar, şart, âdablarını teferruatlı açıklamayacak da, siz mi açıklayacaksınız!?

Hâlâ, “Kur’ân bize yeter!” diyorsanız, "De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız, bana uyun ki, Allah da sizi sevsin."3 meâlindeki âyet Sünnete ittibâ için size emir olarak yetmez mi?!

Unutmayın: “Sünnete ittibâ etmeyen, tembellik ederse hasâret-i azîme, ehemmiyetsiz görürse cinayet-i azîme, tekzibini işmam eden tenkit ise dalâlet-i azîmedir.”4

Dipnotlar: 1-Sözler, s. 113., 11. Söz.; 2-Nahl Suresi, 44.; 3-Tevbe Suresi, 129.; 4-Lem’alar, s. 55.