Yurtdışındaki Öğretmenin Hukuku Var, Peki Adaleti Nerede?
Yetki idarecide, görevlendirme sınırı yok, mesai kavramı tanımsız, ek ücret de yok! Mevzuat konuşuyor, öğretmen susuyor, doğrusu susturuluyor! Asıl problem de burada!
Yurtdışındaki Öğretmenin Hukuku Var, Peki Adaleti Nerede?
Avrupa'dan Notlar 6 - Ali Ferşadoğlu / 26.01.2026
Avrupa’nın sokaklarında yürürken aklımız yurtdışındaki öğretmenlerdeydi; Batuhan Tepegöz’ün gözlemleri, sorunları açıkça ortaya koyuyor ve gösteriyor ki hukuk var ama adalet ciddi şekilde zedelenmiş.
Kâğıt üzerinde her şey net: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, BAOKK (Bakanlıklar Arası Ortak Kültür Komisyonu) kararları ve ilgili uygulama yönergeleri hak ve sorumlulukları belirliyor. Yetki idarecide, görevlendirme sınırı yok, mesai kavramı tanımsız, ek ücret de yok! Mevzuat konuşuyor, öğretmen susuyor, doğrusu susturuluyor! Asıl problem de burada!
Bir öğretmenin dört-beş farklı okula gönderilmesi kanunî olabilir; ama bu uygulamanın pedagojik ve insanî bir karşılığı var mı? Uzak okullara gönderilen öğretmenin yol masrafı sembolik bir bilet ücretiyle geçiştirilebilir mi? Avrupa’da kiraların iki-üç katına çıktığı bir ortamda, maaşların 2010’lu yıllarda güncellenmiş olması hangi aklın ürünüdür?
Daha da çarpıcısı, öğretmenin geçinmesine yetmeyen maaşa rağmen, Almanya’nın tanıdığı çocuk yardımından yararlanmasının “657’ye aykırı” denilerek engellenmeye çalışılmasıdır. Devlet kendi öğretmenini yeterince destekleyemiyorsa, başkasının sunduğu sosyal hakkı niçin engeller? Bu hukukî olabilir; ama vicdanî değildir.
Sosyal etkinliklerde yapılan emeğin karşılığı verilmez, görev tanımı belirsiz bırakılır. BAOKK kararları güncellenir, sınırlar çizilir, haklar tanımlanır. Çözüm mevzuatta saklı olsa da uygulanmaması, demek bir tercih meselesidir!..
Evet, öğretmenler yurtdışına hangi kanunlarla gideceklerini biliyor, imtihanlarda bile bu mevzuattan sorumlu tutuluyorlar. Ama bilmek yetmiyor. Mesele, öğretmenin neye razı olduğu değil; devletin öğretmenine neyi reva gördüğüdür!..
Yurtdışındaki öğretmen, sadece ders anlatan bir memur değil; aynı zamanda bir ahlâk ve kültür elçisidir. Elçiye bu kadar yük, belirsizlik ve yoksunluk reva görülüyorsa, problem öğretmende değil, sistemde ve idarecide aranmalı ve mutlak tedbirler alınmalıdır.
“Adaletin tevziinde adalet olmazsa, zulüm görünür.” (Beyanat ve Tenvirler, s. 108.)