Görev Uğruna Gurbet: Öğretmenlerin Ana Problemleri | Ali Ferşadoğlu
“Sözünüzü, fiilinizle tasdik etmek. Başkasının kusurunu kendinize özür göstermemek. İşi birbirine atmamak. Üzerinize vâcip olan hizmetimizde tekâsül (tembellik) etmemek. Vasıtanızla zâyi olan mâfâtı (kısmı) telâfi etmek. Ahvâlimizi dinlemek, hâcetimizle istişare etmek, bir parça keyfinizi terk etmek ve keyfimizi sormak istiyoruz.” (Münâzârât, s. 125.)
Görev Uğruna Gurbet: Öğretmenlerin Ana Problemleri
Avrupa'dan Notlar - 8 / Ali Ferşadoğlu / 28.01.2026
Yurt dışında görev yapan fedakâr öğretmenlerin yaşadığı problemleri masa başında değil, sınıflarda, koridorlarda, eğitim zeminlerinde dinledik. Sahada yaptığımız bu yolculukta öne çıkan meseleler, birkaç başlık altında toplanıyordu:
1-Mevzuat Belirsizlikleri: Görev tanımlarının, mesuliyetlerin ve çalışma saatlerinin net olmaması; farklı ülkelerde farklı uygulamaların olması.
2-Aşırı İş Yükü ve Görevlendirmeler: Birden fazla okulda ders verme, yoğun programlar, sosyal faalieyetlere zorunlu katılım gibi durumlar. Özel alana gereği kadar zaman kalmıyor.
3-Müfredat ve Eğitim Materyali Eksikliği: Yurt dışındaki öğrencilerin seviyelerine uygun, güncellenmiş ve standart bir müfredatın net olmaması.
4-Dil Engeli ve Kültürel Uyum Problemleri: Yerel dile hâkimiyetin yetersizliği, farklı kültürel beklentilere uyumda zorlanma.
5-Ekonomik Zorluklar: Öğretmen maaşlarının güncellenmemesi, ülkelerin yüksek hayat standardı maliyetleri sebebiyle geçim sıkıntısı.
6-İdari Destek Eksikliği: Ulaşım, konaklama, rehberlik, danışmanlık gibi konularda yeterli destek alamama.
7-Psikolojik Yıpranma ve Yalnızlık: Aileden uzak kalma, sosyal çevre eksikliği ve çalışma baskısıyla yıpranmışlık.
Bu tablo, yurtdışı öğretmenliğinin fedakârlık kadar net mevzuat, güçlü destek ve insânî şartlara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Sıkıntılar biliniyor; kalıcı çözüm için sahadaki bu seslere kulak vermek yeterli. Bu mesele ferdî değil; kurumsal meşveret ve işbirliğiyle ele alınmalıdır. Seçilmiş veya tayin edilmiş yöneticilere, akıl ve gönül kulağıyla dinlemeleri gereken bir tavsiye:
“Sözünüzü, fiilinizle tasdik etmek. Başkasının kusurunu kendinize özür göstermemek. İşi birbirine atmamak. Üzerinize vâcip olan hizmetimizde tekâsül (tembellik) etmemek. Vasıtanızla zâyi olan mâfâtı (kısmı) telâfi etmek. Ahvâlimizi dinlemek, hâcetimizle istişare etmek, bir parça keyfinizi terk etmek ve keyfimizi sormak istiyoruz.” (Münâzârât, s. 125.)