Kimden, Niçin, Ne Kadar Korkmalıyız?

Peygamberimizin (asm) ifadesiyle, “Allah’tan korkan, başkalarının korkusundan emin olur; başkasından korkan ise o korkularla baş başa bırakılır.”

Kimden, Niçin, Ne Kadar Korkmalıyız?

Ali Ferşadoğlu / 29.01.2026

Gündemi HÜR ASYA HABER'den takip etmek artık WhatsApp'ta da mümkün. Haberlerimizin ve Habere Değer Katan yayınlarımızın doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın..

Müstebit, dessas, sömürgen, zâlim, şehirli haydutlar top-tüfenk, tank, gemi yalan propagandalarıyla insanlığa korku salıyor. “Ehl-i dünyanın hafiye/ajan ve propagandacılarını” kullanarak korku damarlarını fena halde işletilmeye çalışılıyor.

Bu yüzden önce şunu sormalıyız: Müslümanlar olarak kimden korkmalıyız? Allah Kur’ân’da bu soruya net cevap verir: “Benden, yalnız Benden korkun.” ve “Onlardan korkmayın, eğer mü’minlerseniz Benden korkun.”1 Korku, her şeyi sonsuz kudret sahibi Allah’a yönelmediğinde; küçük, geçici ve değersiz şeylere dağılır.
Peygamberimizin (asm) ifadesiyle, “Allah’tan korkan, başkalarının korkusundan emin olur; başkasından korkan ise o korkularla baş başa bırakılır.”2

Bediüzzaman’ın yıllar önce işaret ettiği gibi, dessâs zalimler bu korku damarından çok istifade eder; korku, doğru yönetilmediğinde insanı ve toplumu kolayca yönlendirilen bir kalabalığa dönüştürür.3 Yol boyunca şunu fark ediyorsunuz:

Korku arttıkça zaaf büyür, zaaf büyüdükçe düşman cesaret bulur. Fertten devlete kadar korkuya teslim olan herkes, dış tesirlere açık hâle gelir. Oysa korku, hayatı korumak için verilmiştir; hayatı zindana çevirmek için değil.4 Bediüzzaman’ın öğrettiği denge tam da burada başlar:
Korkulacak olandan korkmak, korkulmayacak olandan korkmamak…

“Korkma! Şüphesiz Allah bizimle beraberdir.”5 meâlindeki âyet, korkularımızı yok eder! Peygamberimiz (asm), hicret sırasında Sevr Mağarası’nda endişelenen Hz. Ebû Bekir’e (ra) söylediği bu söz; korkuya karşı imanın en güçlü cümlelerinden biridir. Mesaj nettir: Korku varsa, Allah’a yönel. Tehlike varsa, beraberliğini hatırla.
Gezi biter, ama insanın iç yolculuğu devam eder; asıl istikamet ise korkuyu imanla terbiye edebilmektir.

Dipnotlar: 1-Nahl Suresi, 51., Âl-i İmrân Suresi, 175.; 3-Bknz., Mektubat, s. 404.; 4-Age., s. 459.; 5-Tevbe Suresi 40.