Keşke Kürtler de Bediüzzaman’ı Dinleseydi!..
“Biz rahatlık, sevinç ve zafer isteriz, fakat kâfirlerin kılıcıyla değil! Kâfirlerin kılıçları başlarını yesin; kılıçlarından gelen fayda bize lâzım değil. Zaten o mütemerrid ecnebîlerdir ki, münafıkları Müslümanlara saldırtıp, zındıkları yetiştirdiler.”
Keşke Kürtler de Bediüzzaman’ı Dinleseydi!..
Ali Ferşadoğlu / 13.02.2026
ABD Başkanı Trump, “Kürtler, bizim için çok fazla şey yapmadılar!" şeklindeki sözleri ve 2019'da da Suriye'deki askerlerini çekme kararı alıp terk etmesi, Şivan Perver, Abdi gibi önderleri de derinden etkiledi. Dehşete kapılmış durumdalar!
Aslında emperyalist ve kapitalistlerin huyu budur. Başta destekler gibi görünür, kullanır, sömürür, ortada bırakır! Bediüzzaman’ın tesbitiyle bu, “Modern medeniyetin, beş olumsuz esas üzerine kurulmuş olmasından kaynaklanır:
● Güçlü olan haklıdır; bu saldırganlık doğurur.
● Hedef menfaattir, bu da çatışmalara yol açar.
● Hayattaki prensip cidaldir (savaş, mücadele, çarpışma), bu da çekişmeye sebeptir.
● Kitleler arasındaki bağ, menfi milliyetçilikten beslenir; büyük çarpışmalara götürür.
● Çekici hizmeti, arzuları tatmindir; bu da mânevî çöküşe yol açar.” (Bknz., Hutbe-i Şâmiye, s. 128.)
Zaten tarih boyunca emperyalistler sahip çıkıyormuş gibi görünüp büyük darbeler indirmişler. Dolayısıyla bir mümin siyasetini “emperyalist güç ve sermayeye” dayanarak şekillendiremez. Kürtler de Bediüzzaman’dan şu dersi de almalı:
“Biz rahatlık, sevinç ve zafer isteriz, fakat kâfirlerin kılıcıyla değil! Kâfirlerin kılıçları başlarını yesin; kılıçlarından gelen fayda bize lâzım değil. Zaten o mütemerrid ecnebîlerdir ki, münafıkları Müslümanlara saldırtıp, zındıkları yetiştirdiler.” (Bknz., Lem’âlar, s. 107.) Şu hakikat de tüm insanlığa ibret olmalıdır:
“Acaba görmüyor musun ki, Çin ve Hintteki Mecusî ve Berâhime ve Afrika’daki zenciler gibi, Avrupa’nın tasallutu altına giren milletler bizden daha fakirdirler? Hem görmüyor musun ki, zarurî kuttan ziyade Müslümanların elinde bırakılmıyor? Ya Avrupa kâfir zalimleri veya Asya münafıkları, desiseleriyle ya çalar veya gasp ediyor.” (Age., s. 126.)