40,2607$% 0.13
46,7252€% 0.08
53,9495£% 0.21
4.319,39%0,53
7.014,00%0,24
27.971,00%0,24
3.335,86%0,37
10.219,67%-0,06
Saadetler Felaketlerden Sonra Gelir
Ali Ferşadoğlu / 24.01.2026
Putin Rusya’sı Kırım’ı ve Ukrayna’yı işgal ederek çıplak gücü hukuk yerine koydu. Netanyahu yönetimi Gazze’de açık bir vahşet sergiliyor. Çin, Doğu Türkistan’da Müslüman kimlikleri silerek yok etmeye çalışıyor. Trump dönemi ABD’si ise işgal, tehdit ve operasyon siyasetini normalleştirdi. Hepsinin ortak hedefi aynı: Küresel hâkimiyet ve yeraltı–yerüstü kaynaklarını yağmalamak.
İnsanlığa yaşatılan bu zulüm ve İslâm âleminin içine sürüklendiği perişanlık ümidimizi kırmasın. Çünkü tarih gösteriyor ki musibet, her zaman mutlak bir şer değildir; bazen uyanış ve diriliş doğar. En koyu karanlık, çoğu zaman şafağın hemen öncesidir.
Bu boş bir teselli değil! Yağmur evvel bulutların toplanması, havanın kararması, şimşek ve gök gürültüsü nasıl rahmetin habercisiyse; bugünkü sıkıntılar da yarının hayrına işaretlerdir. Evet, “En büyük saadetler büyük ve acı felâketlerin neticesidir. Meselâ, Hazret-i Yusuf, Mısır azizliği gibi bir saadete, ancak kardeşleri tarafından atıldığı kuyu ve Zeliha’nın iftirası üzerine konulduğu hapis yoluyla nâil olmuştur.”2
Vahşi İsrail’in açık ve dehşet verici katliamlarını sürdürmekte zorlanmasının en önemli sebebi, beşer vicdanının uyanıp ayağa kalkması ve İslâm’a yönelmesidir. Gazze saldırılarından sonra Avrupa ve Amerika’da on binlerce insanın Müslüman olduğu ifade ediliyor. İslâm ülkelerinin sürekli terörize edilmesinin arkasında da bu yönelişi durdurma telaşı yatıyor. İşte Bediüzzaman’ın verdiği yüzlerce sosyolojik müjdeden biri:
“Korkmayınınız. İnsanlıkta medeniyet, fazilet ve hürriyet güç kazandıkça zulmün ağırlığı azalacaktır. Varsayalım ki bizi parça parça edip öldürsünler; bilin ki biz yirmi olarak öleceğiz, üç yüz dirileceğiz.”3 Yapmamız gereken şey şu:
Okumak, ilme yönelmek, tefekkür, tedbir ve ardından tevekkül etmektir. Sabırla karşılanan felâketler ise çoğu zaman saadetin eşiğidir.
İslâm ahlâkı ve iman hakikatlerinin güzelliklerini yaşayarak gösterirsek, başka dinlerin mensupları, elbette cemaatlerle İslâmiyete girecekler; hatta bazı kıta ve ülkeleri de…
Dipnotlar: 1-Sünûhât, s. 56.; 2-Şuâlar, s. 650.; 3-Bknz., Münâzârât, s. 65.
Sınırların Ötesinde Eğitim: Röportaj Soruları