DOLAR

40,2607$% 0.13

EURO

46,7252% 0.08

STERLİN

53,9495£% 0.21

GRAM ALTIN

4.319,39%0,53

ÇEYREK ALTIN

7.014,00%0,24

TAM ALTIN

27.971,00%0,24

ONS

3.335,86%0,37

BİST100

10.219,67%-0,06

İstanbul °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Ali FERŞADOĞLU

Ali FERŞADOĞLU

13 Mart 2026 Cuma

Nazar ve büyü İçin Görünmez Zırh: Mânevî Muhafızlar

Nazar ve büyü İçin Görünmez Zırh: Mânevî Muhafızlar
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Nazar ve büyü İçin Görünmez Zırh: Mânevî Muhafızlar

Ali Ferşadoğlu / 13.03.2026

Nazar ve büyü, insanlık tarihi kadar eski ve sarsıcı birer olgudur. Meselenin biyolojik temelinde; hücre moleküllerinin yüksek frekanslı salınımları sonucu açığa çıkan biyo-elektromanyetik gücün, menfi/negatif duygularla odaklanıp bir noktaya gönderilmesi yatar. Bu, güneş enerjisinin bir merkezde toplanması gibi bir tesir oluşturur.

Arapça’da “isabet-i ayn”, Türkçe’de, “nazar, göz değmesi”, Kur’ân-ı Kerîm’de, “Doğrusu inkâr edenler, Kur’ân’ı işittikleri vakit neredeyse gözleriyle seni devireceklerdi”¹ meâlinde tasvir edilir. Yüce Nebî (asm) ise, “Nazar gerçektir. Eğer kaderin önüne geçen bir şey olsaydı, onun önüne nazar geçerdi”² der ve tehlikenin boyutunu; “Nazar; deveyi kazana, insanı mezara sokar”³ hadîsiyle de etkisini vurgular.

Âlimler bu hadîsi, nazarın rûhî enerjinin bir görünümü olduğuna ve sağlığı bozacak kadar güçlü bir negatif enerji (biyo-elektromanyetik etkileşim) taşıyabileceğine dikkat çekerler. İnsanın mezara girmesi bu etkileşimin ölüme sebebiyet vermesini; devenin kazana girmesi ise sağlıklı bir hayvanın nazarla aniden hastalanıp sahibi tarafından telef olmaması için kesilmek zorunda kalınmasını ifade eden çarpıcı birer temsildir.

Peygamber Efendimiz’e (asm) dahi büyü yapılmış; ancak bu durum Felak ve Nâs sûrelerinin inzal olmasıyla bozulmuştur. Bu mânevî zırhın en güçlü halkası olan Âyetü’l-Kürsî ise “kâinatı korumanın Allah’a ağır gelmeyeceği” hakîkatiyle biter.

Peygamber vârisi Bediüzzaman da, kesin ve tekrarlanan tecrübelerine dayanarak nazarı, “şiddetli düşmanlığa veya şiddetli takdirkâr (kıskanç) bakışlara” bağlar.⁴ Her şeyin vitrinlenip paylaşılması da nazarın şiddetini artırıyor.

Nazara karşı; Kalem Sûresi’nin 51-52. âyetleri ile İhlâs, Fâtiha ve Muavvizeteyn (Felâk, Nâs) sûreleri, ruhu karanlık cereyanlara karşı koruyan sarsılmaz bir kalkan, bir kale ve “mânevî muhafızlar” hükmündedir.

Dipnotlar:

1-Kalem Sûresi, 51.; 2-Müslîm, Selâm, 42/II, 1719.; 3-El-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ: 2:76; El-Mağribî, Câmiu’ş-Şeml: 2:49.; 4-Mektubat, s. 178.

🔴Gündemi Hür Asya TV & HÜR ASYA HABER’den takip etmek artık WhatsApp’ta da mümkün. Haberlerimizin ve Habere Değer Katan yayınlarımızın doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın..

***

Hür Asya TV & Hür Asya Haber DESTEK HATTI

👉DESTEK İBAN: http://youtube.com/post/Ugkx3tumGPbVUvpOjDzT0tm9z_70ZcqZL1r3?si=mfCtrRNaZIYDuKxL

👉YOUTUBE KATIL: https://www.youtube.com/channel/UCcqzDkOHROItrMMcC9wva3Q/join

Devamını Oku

Müslüman İran Hem Din Kardeşimiz Hem Komşumuzdur!..

Müslüman İran Hem Din Kardeşimiz Hem Komşumuzdur!..
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Müslüman İran Hem Din Kardeşimiz Hem Komşumuzdur!..

Bilhassa iktidar ve kimi vatandaşların hem din kardeşimiz hem komşumuz İran’ın aleyhinde tavır takınması “derin bir gaflettir.” Halbuki Müslüman iran hem din kardeşimiz hem komşumuzdur. İslâm’da komşuluk son derece önemlidir. Komşuluk sadece selâmlaşmadan ibaret değildir:

Komşuya zarar vermemek, gürültü ile rahatsız etmemek, ihtiyaç hâlinde yardım etmek, hastalandığında ziyâret etmek ve sevinç-keder günlerinde yanında olmak komşu haklarındandır. Bunlara riâyet eden toplumlarda huzur, güven ve kardeşlik de güçlenir.

Peygamberimiz (asm), “Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki, neredeyse komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.”1 meâlindeki hadîsiyle komşuluk hukukunun büyüklüğünü ifade eder.

Komşu komşunun külüne muhtaçtır. Hal böyle olunca, yabancılar yüzünden komşularımızla aramızı açmak gaflettir. Üstelik yabancılar çoğu zaman geçicidir; gelir-giderler. Biz yine komşularımızla baş başa kalır, her gün aynı yan yana, göz göze geliriz.
Bu sebeple komşularımızla dâimâ iyi geçinmeye gayret etmeliyiz. Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye de bunu tavsiye eder.

Bediüzzaman’ın Asr-ı Saadet’ten günümüze taşıdığı komşuluk modelin çarpıcıdır:
“Size bunu katiyen söylüyorum ki, şu milletin saadeti ve selâmeti Ermenilerle ittifak ve dost olmaya vâbestedir… Hem de dostluğun sebebi vardır. Zîrâ komşudurlar. Komşuluk, dostluğun komşusudur.”2 Bu, gerçek komşuluk, dostluk ve barışın özüdür.

Komşu Ermenilerle iyi ilişkiler kurmamız tavsiye ediliyorsa, elbette din kardeşlerimiz ve yakın komşularımıza karşı çok daha güçlü bir dostluk ve hassasiyet göstermeliyiz.

Dipnotlar: 1-Sahîh-i Buhârî, Kitâbü’l-Edeb, 6014–6015; Sahîh-i Müslim, Kitâbü’l-Birr ve’s-Sıla, 2624.; 2-Münazarat, s. 69.

🔴

Gündemi Hür Asya TV & HÜR ASYA HABER’den takip etmek artık WhatsApp’ta da mümkün. Haberlerimizin ve Habere Değer Katan yayınlarımızın doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın..

Hür Asya TV & Hür Asya Haber DESTEK HATTI

👉DESTEK İBAN: http://youtube.com/post/Ugkx3tumGPbVUvpOjDzT0tm9z_70ZcqZL1r3?si=mfCtrRNaZIYDuKxL

👉YOUTUBE KATIL: https://www.youtube.com/channel/UCcqzDkOHROItrMMcC9wva3Q/join

Devamını Oku

Çağdaş Firavunların Kanlı Mirası: Netanyahu ve Trump’ın Sadist Siyaseti

Çağdaş Firavunların Kanlı Mirası: Netanyahu ve Trump’ın Sadist Siyaseti
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Çağdaş Firavunların Kanlı Mirası: Netanyahu ve Trump’ın Sadist Siyaseti

Ali Ferşadoğlu

Başta Ortadoğu olmak üzere birçok beldeyi kan gölüne çeviren Netanyahu ve Trump gibi figürlerin “sadist” siyasetlerinin arkasında, makyavelist bir narsisizm, vampirizm ve mutlak güç tutkusu yatar. Bu profillerde empati yoksunluğu zirvededir; milyonlarca mazlumun hayatı onlar için sadece birer istatistiktir. Kendilerini kuralların üzerinde birer “kurtarıcı” olarak gören bu figürler, kaostan, yıkım ve kandan beslenirler.

Epstein felsefesine bağlıdırlar: Gücü ve serveti kullanarak insan şerefini hiçe sayan, “sapkınlık ve şantaj” üzerine kurulu, dindar toplumları ve yöneticileri esir almayı hedefleyen karanlık bir ifsat ve köleleştirme düzenidir.

Bediüzzaman; bugün küresel komplo, katliam, toplumları kaos ve krizlere sürükleyen zemini hazırlayan, adeta Epstein tarzı bir felsefeden beslenen o karanlık psikolojik yapıyı en sarsıcı haliyle deşifre eder. Modern dünyanın yaşadığı bu derin mânevî krizi kökünden yakalayan tespitleri meâl olarak şöyle yapar:

Bu felsefe ve anlayıştan ders alan modern dünyanın (felsefenin) şâkirdi, dışarıdan bakıldığında birer firavun gibidir. En hasis menfaati için her şeye ibâdet eden, küçük bir çıkarı için şeytanın ayağını öpecek derecede alçalan “zelil bir firavun”dur.

Kalbinde gerçek bir nokta-i istinâd bulamadığı için, zâtında gayet âciz ama dışarıda hırs ve gururunu teskin etmeye çalışan bir “cebbâr-ı hodfürûş”tur. Yani, kendini pazarlayan, gösterişçi zorbadır. Yani, kamuoyuna “çok güçlü lider” imajı satmaya çalışan (hodfürûş), ancak bu imajı sürdürmek için mâsûmları katletmekten ve zorbalık yapmaktan (cebbâr) çekinmeyen, rûhu mâneviyattan yoksun kara bir karakterdir.

Bu karakter yapısının en büyük gayesi, nefsânî heveslerini tatmin etmektir. Hamiyet ve fedakârlık perdesi altında sadece kendi menfaatini arayan bir “dessâs”tır. Nefsinden başka hiçbir şeyi ciddî olarak sevmeyen bu tipoloji, her kutsalı kendi çıkarlarına fedâ eder. İşte bugün İslâm coğrafyasındaki işgallerin ve Müslüman imajına yapılan suikastların arkasında, bu karanlık dehânın yetiştirdiği nefisperest şahsiyetler yatmaktadır. (Bknz., Lem’âlar, s. 122)

🔴Gündemi Hür Asya TV & HÜR ASYA HABER’den takip etmek artık WhatsApp’ta da mümkün. Haberlerimizin ve Habere Değer Katan yayınlarımızın doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın..

Hür Asya TV & Hür Asya Haber DESTEK HATTI

👉DESTEK İBAN: http://youtube.com/post/Ugkx3tumGPbVUvpOjDzT0tm9z_70ZcqZL1r3?si=mfCtrRNaZIYDuKxL

👉YOUTUBE KATIL: https://www.youtube.com/channel/UCcqzDkOHROItrMMcC9wva3Q/join

Devamını Oku

Hakiki Nur Talebesi ve Yeni Asya Mensubu Hak Yemez, Zulmetmez!

Hakiki Nur Talebesi ve Yeni Asya Mensubu Hak Yemez, Zulmetmez!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hakiki Nur Talebesi ve Yeni Asya Mensubu Hak Yemez, Zulmetmez!

Ali Ferşadoğlu / 24.02.2026

Kur’ân’da meâlen, “Zerre kadar da olsa yapılan her hayır ve şerrin hesabı görülecektir.”1 buyurulur. Ve kezâ, “Zulmedenleri Allah affetmez ve onlara bir yol da göstermez.”2 her söz, fiil ve hareketin hesabının görüleceğini beyan edilir.
Buna binaen, gerçek mü’min bir Nur Talebesi ve Yeni Asya mensubu, asla hak yemez, zulmetmez; hak yedirmez ve zulmettirmez. Zîra, Allah’ın mesajları kalbinde derin izler bırakmıştır. Peygamberimizin de (as), “Müslüman Müslümana zulmetmez ve onu zalimin eline bırakmaz.”3 öğüdünü de unutmaz! Bediüzzaman bunlardan ilhamen şöyle der:

“Hak haktır, küçüğüne büyüğüne bakılmaz. Bir cemaatin selâmeti için, bir ferdin rızası bulunmadan, hayatı ve hakkı feda edilmez.”4 Basit de olsa her türlü zulüm kabul edilemez. Kim zulmediyor, “Zulmediyor, dikkat ediyordum, onlar katiyen Türk değillerdir. Çünkü, hakiki Türklerde zulmetmek damarı yoktur… Zulmedenler, Türklük perdesi altına girmiş başka millettendir.”5 Bunu uyarlayarak biz deriz ki:

Hakîkî Nur Talebesi, Yeni Asya mensubunda hak yemek ve zulmetmek damarı yoktur. Zulmedenler ne Nur Talebesi ne de Yeni Asya mensubudur! Hele hele, mâsûm insanlar, hususan kardeş ve hizmet arkadaşları hakkında, “su-ı zân, gıybet, yalan, iftira, tezviratta” bulunmaz, yalan yorumlar yapmaz, isim verip sosyal medyada paylaşmaz! Bunları yapan katiyyen hakiki Nur Talebesi, Yeni Asya mensubu değildir!

Peki, bunlar kimdir? Belki de, “Dessas ehl-i dünyanın hafiyeleri (casusları/ajanları) veya ehl-i dalâletin propagandacıları veya şeytanın şakirtleri”dir!6 Veyahut, “Dikkat ediniz, küfr-ü mutlakı müdafaa eden gizli komite içinize parmak sokmasın. Benim komşudaki koğuşa parmağını soktu, beni azap içinde bıraktı…”7 diye işaret edilen avlanmış, satılmış, ahmak, hain kişiliksiz kişilerdir!

Gözünü aç, ey ferasetli mü’min; mihenge vur, delil ve akıbete bak!

Dipnotlar: 1-Zilzal Suresi, 7-8.; 2-Nisa Suresi, 168.; 3-Buharî, Mezalim: 3; Müslim, Birr: 59.; 4-Bknz., Mektûbât, s. 57.; 5-Age, s. 254.; 5-Tanıyanların Dilinden, Mustafa SUNGUR’un Hatıraları.; 6-Mektubat, s. 402.; 7-Şuâlar, s. 289.

Devamını Oku

Yeni Asya’nın da Kur’ân’î Prensiplerden Taviz Verdiğini Görürseniz…

Yeni Asya’nın da Kur’ân’î Prensiplerden Taviz Verdiğini Görürseniz…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yeni Asya’nın da Kur’ân’î Prensiplerden Taviz Verdiğini Görürseniz…

Ali Ferşadoğlu / 22.02.2026

Günümüz en etkili kitle iletişim vasıtaları; gazete, dergi, radyo, televizyon ve sosyal medyadır. Toplumları yönlendirme konusunda büyük bir güç taşıyor. Ancak, Deccalist/Süfyanist/Kapitalist/Kemalist zihniyetlerin gayesi, toplumu manipüle ederek kutuplaştırmak, ruhî dengesini bozmak, aşırı korku yaymaktır.

Bu vasatta Yeni Asya, doğruyu savunma ve hakikatleri yüceltme misyonuyla pek çok önemli hizmeti ifâ ediyor. Kurulduğu günden itibaren aşağıda maddeler halinde özetlenen hizmet ve prensipleri sürdürüyor:

● Î’lây-ı kelimetullah’ı (Allah’ın dinini yüceltmek) basın yoluyla tebliğ etmek,
● İman, Kur’ân hakikatleriyle Müslümanların iman, ahlâk ve ittihadına hizmet etmek,
● İnsan hak, hürriyetleri, meşrutiyet/demokrasi ve adaletin ihyasını sağlamak,
● Bediüzzaman’ın ifadesiyle, “ifsat, ahlaksızlık, dinsizlik komiteleri”, “dessas ehl-i dünyanın hafiyeleri” gibi karanlık yapıları deşifre etmek, iç bağlantılarını ortaya koyarak, Müslümanları psikolojik harekat ve nüfuz casusluğu gibi tehlikelere karşı uyarmak,
● İttihad-ı İslâmın ihyasına çalışmak.
● İslâm mederiyetinin ihya ve inşa projesi olan Risâle-i Nûr tefsirini cihana tanıttırmak.
● Deccal/Süfyan, kapitalist ve Kemalist gibi ideolojilerin tahribatlarına set çekmek; yamaklarıyla işbirliğine gitmemek!
● İstibdat, zulüm ve haksızlığa karşı mücadele vermek ve basın dilinde örnek olmak.

Bu prensiplerle hareket eden Yeni Asya, “satılık değildir!” Kalemini, kelâmını, şerefini satmaz. 57 yıldır hak, hürriyet, adalet, demokrasi ve meşrutiyeti savunarak cesur ve istikrarlı bir yayıncılık yaparak ilmî, fikrî binlerce eser, destansı hizmetler ortaya koydu.

Eğer bu prensiplere aykırı bir durum görürseniz, zor bir dönemin içindedir demektir!
Durumu değerlendirin, delil ve sonuçları inceleyin, yardıma koşun; iyileştirme çabalarınızda sabırlı ve nazik olun!
“Efkâr-ı umûmiye dahi didebandır/Kamuoyu da bir gözetleyicidir.” (Muhakemat, s. 20.)

Devamını Oku